NESLİ'NİN KONULARI

22 Aralık 2013 Pazar

Baltimore

1-IMG_1870
Amerika gezimizin 3. şehri Baltimore oldu. New York'tan Boston'a ve Boston'dan Baltimore'a... Baltimore'a neden gittiğimizi şehre ilk girdiğimizde çok sorguladık. Baltimore'a şehrin muhtemelen suç oranı yüksek, düşük gelir grubunun yaşadığı mahallesinden giriş yapmamızın da etkisi büyüktü. Demir'in ilk gördüğü manzara, bir evin camlarına taş atan bir Afro-Amerikan'dı. Aslında gelmeden araştırdık belki çekinmemizde biraz da bunun etkisi vardı. Okuduğum bütün yazılarda güvenlik açısından  dikkatli olunması gerektiği yazıyordu. Hatta yazıyı yazarken bulduğum bir kaynağa göre Amerika'nın en çok cinayet işlenen şehri Baltimore'muş. Dikkatli olmamız yerinde olmuş!
1-IMG_1869
Baltimore'da ikinci hayal kırıklığını otelde yaşadık. New York ve Boston'daki otellerimizin aksine, bu sefer kent merkezinde bir otel tercih ettik. Yürüyerek Baltimore'un en güzel ve hareketli  yeri olan limana gidebileceğimiz bir yerde olmasına karşın, internetteki fotoğraflarından çok daha vasat bir oteldi. Bu deneyimden sonra otellerle ilgili yorumları okurken olumlu değil olumsuz yorumları dikkate alıyorum artık ve birkaç siteden kontrol ediyorum. Hatta en güzeli bulabilirsem müşterilerin çektiği fotoğrafları buluyorum. İyi bir seyahat için izlediğim yolları ayrı bir yazı konusu yapmayı planlıyorum.   Baltimore'a dönelim tekrar :)  Baltimore liman bölgesinin hemen üstünde gökdelenlerle dolu Baltimore iş merkezi bulunuyor. Biz, iş saatleri dışında geçtiğimiz için bu bölgelerden, gündüz yoğunluğunu ve hareketliliğini bilemiyorum ama geceleri çok ıssızdı. Amerika'da güvenlik açısından endişe duyduğumuz tek yer Baltimore oldu.

1-IMG_1876
Liman bölgesi çok güzeldi. Üzerinizdeki bütün endişe bulutları burada dağılıyor. Hareketli, canlı, cafe-restoranlarla dolu; işten çıkanların; akşamüstü sporunu yapanların, çocuklarını gezdirmeye gelenlerin buluşma noktası oluyor liman... Size Baltimore ile ilgili kısa bir bilgi de vermek istiyorum. Amerika'ya gitmeden 1 sene önce yaptığım bir çalışmada Kentsel Dönüşüm ile ilgili bir konuda Baltimore'un dönüşüm programını incelemiştim. Bu çalışmamın kısa bir özetini  bölgeyi tanımanız açısından anlatmak isterim...  

1-Ekran Yakalamaları


Baltimore  liman bölgesinde  yenileme çalışmaları 1954 yılında başlamış. İşlevini yitirmiş liman ve ticaret alanlarını kapsayan bölgeyi; kaliteli ve sürdürülebilir ekonominin cazibe merkezi haline getirerek, yaşam kalitesi yüksek yaşayan bir şehir haline getirmeyi amaçlamışlar.  Kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesiyle proje yürütülmüş. Proje kapsamında eski liman ve ticaret birimlerinin yerini müzeler, ofis binaları, oteller, amfitiyatro, marinalar, park ve oyun bahçeleri, alışveriş merkezleri ve festival alanı almış. 1981 yılında Baltimore, Disneyland'dan daha çok turist çekmiş bölgeye. Tüm dünyadan plancılar, ekonomistler, yöneticiler bölgeyi görmeye gelmişler. Projenin başarılı olmasında en önemli detay; proje şehrin ihtiyaçları doğrultusunda sürekli revize edilmiş ve projede  her 5 yılda bir dikkat çekecek ölçekte yenilik yapılmış...
Projenin başlangıcında amaç çöküntü alanlarını yenilemek, bölgeyi tekrar canlandırmak iken  1999 yılında yapılan değişikliklerde daha güvenli, daha temiz, çocuklar için yaşanabilir, ilgi çekici ve yeni yatırım alanları oluşturmak hedeflenmiş. 1999 yılında Baltimore’da suç oranı çok yükselmiş ancak 2005 yılında %40 azaltılarak 1960’dan sonraki en düşük seviyesine getirilmiş. Yine 90’lı yıllarda uyuşturucu kullanım düzeyi en yüksek olan şehirken bugün Amerika’nın uyuşturucu ile savaşta en başarılı şehri haline gelmiş. Ayrıca eğitim sistemi ile ilgili çalışmalar ve bürokraside bürokratik engelleri kaldıracak değişiklikler yapılmış. Fiziksel anlamda amaçlarına ulaşan projede sosyal  hedefler, sorunlara ve ihtiyaçlara göre güncellenerek yürütülmekte...
Bu çalışmadan sonra bölgeyi görünce projenin başarıya ulaştığını anlıyorum. Gerçekten de Baltimore'un  benim gördüğüm saatler içinde en  hareketli ve güvenli bölgesi liman kısmı. Amacı şehre değer katmak olan ve uzun vadeli hedeflerle yoluna devam eden projelerin başarı şansı çok yüksek elbette. Maalesef bizde bir projenin 5 yıllık seçim dönemi içinde sorunlarının tanımlanması, kabul görmesi, etüdlerinin yapılması, onaylanması, uygulamaya geçilmesi, tamamlanması ve amaçlarına ulaşılmış olması gerekiyor!!! Mümkün mü? Bir sorunu her yönüyle tanımlamak için bile bazen yıllar gerekiyor...  
1-IMG_1883
Liman bölgesinde  geniş bir yürüme bandı bulunuyor... Çevresinde de kafeler, müzeler, parklar var... Karayı olduğu kadar denizi de kullanıyorlar. Çocuklar için olduğunu düşündüğüm bir korsan gemisi ve  1800'lerde görev yapmış bir savaş gemisi de bulunuyor... İçleri  gezilebiliyordu ama biz gittiğimizde saat nedeniyle kapalıydı.  
1-IMG_1882

Bu da Pearl Harbour'da kullanılan gemilerden birine ait olan pervane...

1-IMG_2238
Gemiye de adını veren Chesapeake , körfezin adı... Baltimore bir zamanlar Amerika'nın önemli liman kentlerinden  biri olduğundan liman ve çevresinde eski yapılar görülüyor. Kentsel Yenileme kapsamında işlevlendirilen bu binalarla çok renkli bir yer ortaya çıkmış.   Fotoğrafın solunda gördüğünüz yapı, geçen yüzyılın başında elektrik santrali olan bugün ise muhteşem bir kitapçı olan Barnes& Noble...  
1-IMG_1878
Boston'da da gezme fırsatımız olan zincir kitapçıda  saatlerce kalabilirsiniz. Hepimiz ayrı bir köşeye dağıldık içeride. Herkes ilgi alanına göre kendine bir yer buldu. Kitap taşımak zor olmasa, sanırım koli koli getirirdik.  

1-IMG_1941
Bulduğumuz ilginç şeylerden biri... Demir ve ben fotoğraftaki oyuncağı görünce çok heyecanlandık. 
Gözleri çivili çocuk....
1-IMG_1939
Durun dehşete kapılmayın :)
Bunlar Tim Burton'ın karakterleri. Demir'in çok sevdiği  Tim Burton'ın"İstiridye Çocuğun hüzünlü Ölümü" isimli şiir kitabında, en sevdiği şiir olan "Gözleri Çivili Çocuk" ve diğer şiirlerdeki karakterleri oyuncağa dönüştürmüşler...
1-IMG_1936

Bakmayın isimlerinin korkunç olduğuna, hüzünlü hikayeleri var her birinin... Uzun zamandır bakmamıştım kitaba, yeniden elime aldım ve hatırladım... Demir bunu aldığımızda henüz okuma-yazma bilmiyordu. Ben okuyordum O'na. Pek çok atladığım yada değiştirdiğim yer oluyordu tabii şiirlerde.. Artık okuma biliyor o yüzden sakladım tekrar kitabı :) 
Merak edenler olduysa  kitaptan örnek bir şiiri  yazıyorum size...  

Çok Gözlü Kız
Gezerken bir gün parkta
Şaşıp kaldım bir anda
Bir sürü gözü olan
Bir kız vardı karşımda
Gerçekten çok güzeldi (bir o kadar şok edici!)
Ağzı da vardı tabii
Muhabbet ilerledi
Konuştuk çiçeklerden
Gittiği şiir derslerinden
Gözlük takacak olsa
Çekeceği dertlerden
Bu kadar çok gözü olan
Bir kız tanımak harika
Ama sırılsıklam oluyorsunuz
Ağlamaya başlayınca  

Sanırım kitap hakkında bir fikriniz olmuştur :)  

1-IMG_1893 
Yürüyüş alanındaki en beğendiğim şehir mobilyalarından biri, bisiklet park yerleri oldu...

1-IMG_1894 
Bisikletsiz daha güzel görünüyorlardı :)
1-IMG_1885 
İtfaiye araçlarını da çok beğendim, sizlerle paylaşmak istedim...
   1-IMG_2240 
Liman bölgesinin hemen üstünde gökdelenlerden oluşan oteller ve iş merkezleri başlıyor. Ancak açık alan- bina ilişkisi iyi kurulmuş, insanı çok fazla rahatsız etmiyor...
1-IMG_2241 
Sahilde deniz taksileri bulunuyor. Deniz ulaşımını tercih edenler için...
1-IMG_2226
 Otelimizin bulunduğu cadde, tarihi yapıların olduğu bir bölgede yer alıyor. Burası da otelimizin hemen karşısındaki sokakta yer alan bir kilise.
1-IMG_2221
Baltimore'u biraz olumsuz anlattım sanırım... Bunda ilk etken aslında güvenlik. İnsan kendini güvende hissetmediği zaman  orası dünyanın en güzel yeri de olsa huzursuz oluyor. Ben her zaman Afro-Amerikan toplumunu sempatik bulurum.  Amerika'ya gelene kadar zenci nüfusunun bu kadar yoğun olduğu bir yerde bulunmadım.  Baltimore'dan önce New York'ta ve Boston'da sempatimin sadece sözde olmadığını da anladım. Ancak, Baltimore'da hava karardığında sokaklar birden bire Afro-Amerikalılarla doluyor ve insan çok huzursuz oluyor. Bunun tenlerinin rengiyle ilgisi yok elbette, fiziksel olarak çok daha güçlü görünüyorlar ve tavırlarıyla sizin orada olmamanız gerektiğini hissettiriyorlar... Açıkçası başımıza hiçbir şey gelmedi, ama biz de ana caddelerden hiç ayrılmadık. Hatta Baltimore'a gitmeyi istememizin nedeni olan "mavi yengeç" ve Crapcake (yengeç keki )  yemeye bile gidemedik. Gitmeyi istediğimiz yengeççi ara sokaklarda olunca arabalı da arabasız da gitmeye çekindik. Eşimle ikimiz olsak muhtemelen çok daha rahat olurduk ama yanınızda çocuğunuz varsa güvenlik önlemlerini üst düzeye çıkartıyorsunuz ister istemez. Baltimore'a  gidecek olanlar  mutlaka yengeç yemeye gitmeli, benim aklımda kaldı...
1-IMG_1921 
İşte Baltimore'un tüm olumsuzluklarını bize unutturan  muhteşem cheesecake'leriyle başımızı döndüren ve bunu yazarken bile keşke daha çok yeseydim dedirten "Cheesecake Factory" ...  Gitmeyi istediğimiz restaurantların çok da merkezi yerlerde olmadığını öğrendiğimizde, planlarımın bozulmasından çok hoşlanmayan biri olarak bir anda  moralim bozuldu... Yiyecek hiçbir şey yok zaten diyerek karamsarlığa kapıldığım bir anda, hemen deniz kenarında Cheesecake Factory'i gördüm. Bir anda gözlerim parladı :)
1-IMG_1919
 Fotoğraflar çok güzel çıkmadı ama çeşitleri görmeniz için paylaşmak istedim yine de... İstanbul'a geleceğini okumuştum 2012 yılında ama hala bir haber yok...
Gelirse mutlaka denemenizi öneriyorum.
1-IMG_1924 
Bakmayın bol krem şantili ağır bir dilim gibi göründüğüne, kendisi de kreması da muhteşemdi...

Amerika'ya gidecek olanlar, orada yaşayanlar benim için bir dilim yer misiniz?  :)  

Bitirmeden Önce:  
Baltimore'da Not Aldığım ama  Yapamadıklarım  
  • National Akvaryumu gezemedik
  • Obryckis 'de deniz ürünleri özellikle de Mavi Yengeç yiyemedik
  • Faidley's de crabcake (yengeç keki) yiyemedik
  • Chef Paolino Cafe 'ye gidemedik
  • Phillips Seafood Restaurantta  yemek yiyemedik
  • Brio Tuscan Grille 'e gidemedik...

Baltimore'a gitmeyi düşünüyorsanız size tavsiyem mümkün olduğunca sahil bölgesinden bir otel bulmanız... Biz  Mount Vernon Hotel'de kaldık.  Tarihi bir bina, çok güzel görünüyordu ancak odalar hiç de öyle çıkmadı. Kahvaltı dahil olmasına karşın, biz kahvaltıyı dışarıda yapmayı tercih ettik. 

Gelecek  Gezi Yazısı: Washington DC ve AnnaPolis 

Kaçırılmaması Gereken En Avantajlı Yılbaşı Fırsatları Bu Yazıda!

Yeni yıl heyecanının hepimizi iyiden iyiye sardığı bugünlerde, bir yandan yılbaşı akşamı için planlar yaparken bir yandan da “ne hediye alacağım?” endişesi içerisine giriyoruz. Yılbaşına kısa bir zaman kala alışveriş merkezlerinde telaşla gezmek yerine sizin için hazırladığımız alternatif hediye ve kampanya önerilerini mutlaka inceleyin!

Sizin için ilk seçtiğim hediye alternatifi ev hediyesi almayı düşünenlerin oldukça ilgisini çekecek!

2014'ün en güzel kahvaltıları, en hoş sohbetleri için Vestel’in sunduğu kahvaltı setlerine mutlaka göz atın derim!



Vestel yılbaşına özel hazırladığı kahvaltı setleri ile hediye alışverişini kolaylaştırıyor. Kırmızı, Inox ve Siyah Kahvaltı Setleri hem şıklığı ile göz dolduracak, hem de sevdiklerinizi çok mutlu edecek. “Hediyem yılbaşı ruhuna uygun olsun!” diyenler için kırmızı set ideal bir seçim.

Vestel Inox Su Isıtıcı, Dijital Tost Makinesi, Türk Kahve Makinesi'nden oluşan Inox set de çok şık ve pratik bir alternatif. Bu setin farkı ızgara olarak da kullanılabilen Vestel Dijital Inox Tost Makinesi.

Modern ve şık bir hediye arayanlar içinse önerimiz Siyah Set. Vestel Siyah Su Isıtıcı, Ekmek Kızartma Makinesi ve Filtre Kahve Makinesi içeren bu set farklı tasarımı ile benzersiz bir hediye olmaya aday.

Setler için buradan online sipariş verebilir, ücretsiz kargoyla hemen hediyelerinize kavuşabilirsiniz! Unutmadan, Vestel Kahvaltı Setleri 2014 yeni yıla özel hazırlandı. Yılbaşı’ndan sonra bu şekilde set olarak bu fiyatlarda bulmanız pek mümkün değil.

Özel, başka hiçbir yerde olmayan bir hediye arıyorsanız Vestel'de harika bir öneri daha var: Yılbaşı özel tasarımlı Türk Kahvesi Makinesi yeni yıla özel indirimli sadece 59 TL!

Yeni yıl, yeni umutlar, yeni hediyeler… Peki 2014 için dileğiniz hazır mı?

Siz sevdiklerinizi unutmayıp yeni yıl hediyeleri alırken Garanti de sizi unutmamış!
2013 yılını geride bırakırken yeni yıldan yeni dilekler eksik olmuyor. Yeni yıla girerken Garanti Bankası bazılarımızın dileklerini duymuş gibi sosyal medya takipçilerini sevindirecek bir kampanya yapmış!

Yeni yıl hediyeniz Garanti Link’ten!

Yıl boyunca farklı kampanyalarla fırsatlar sunan Garanti Link, 2014’e girerken çuvalını hediyelerle doldurmuş bir Noel Baba gibi bacanızdan inmeye hazırlanıyor. Günde en az 10 kere kontrol ettiğimiz sosyal medya hesaplarımızı Garanti Link ile Link’leyerek 14 şahane hediyeden birini kazanmaya hak kazanıyoruz. Televizyondan tablet bilgisayara, telefondan fotoğraf makinasına kadar birbirinden değerli hediyelerden birine sahip olmak çok da kolay. Benim dileğim yeni yılda sevdiklerimle her anımı ölümsüzleştirebileceğim bir fotoğraf makinası. Sizin dileğiniz ne?



Siz de buradan sosyal medya hesaplarınızı Link’leyin, 14 şahane hediyeden birini kazanma şansı yakalayın!

Diğer bir önerim ise moda ile teknolojiyi bir araya getiren Samsung Galaxy Gear! Çarpıcı renk seçenekleri, ince ve zarif tasarımı ile giyilebilir teknolojileri günlük yaşama daha da entegre eden Samsung Galaxy Gear alan herkese, 32GB microSD kart hediye ediliyor. 31 Aralık’a kadar geçerli olan kampanya ile hem yeni yılın en şık hediyesi olmaya aday Galaxy Gear’a, hem de yeni yılda en güzel anılarınızı rahatça saklayabileceğiniz 32GB microSD karta sahip olabilirsiniz.



Yenilikçi ve modaya önem veren kullanıcılara siyah, beyaz, gri, turuncu, sarı ve roze gibi çarpıcı renk seçenekleri sunan Galaxy Gear, 1.9 megapiksel BSI sensörlü kamerası ve 1.63 inç Super AMOLED ekranı ile kullanıcıları cezbediyor.

Telefonunuz cebinizdeyken bile bağlantıda kalmanızı sağlayan Galaxy Gear’da bulunan dahili hoparlör sayesinde telefonsuz konuşma deneyimini sunuyor. Örneğin, bir yandan yılbaşı partiniz için hazırlanırken, diğer taraftan telefon konuşmalarınızı yapabilir, alarmınızı kurabilir, mesaj yazabilir ya da takvim girişlerinizi oluşturabilirsiniz.

Kampanya hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın: http://www.samsung.com/tr/campaigns/galaksidenhediye/


Bir boomads advertorial içeriğidir.