NESLİ'NİN KONULARI

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Karamelize Soğanlı- Patlıcanlı-Kabaklı Farfalle



Uzun zamandır mutfaktan seslenmedim sizlere...2 Gezi yazısı arasına geçenlerde buzdolabındaki malzemelerle ortaya çıkan makarna tarifimi paylaşmak istiyorum. Şimdiye kadar yaptığım ve yediğim en güzel makarna olduğunu söyleyebilirim... (Bu kararı kendi kendime vermedim eşimde aynı fikirde)
Malzemeler:
1 Paket Farfalle (bildiğimiz fiyonk makarna)
1 adet patlıcan
1 adet kabak
1 adet soğan
1 kaşık şeker (varsa esmer olsun)
Çemensiz pastırma
Krema
Tuz, karabiber
Parmesan

İlk olarak makarnanın sosu:
1.Tavanızı ısıtın ve içine zeytinyağını gezdirin biraz
2.Kuru soğanı ince piyaz şeklinde doğrayın ve ısınan yağın içine atın
3.Soğanları sürekli karıştırarak  yakmadan karamelize edin, 1 kaşık şekeri de ilave edin
4. Kabakları ve patlıcanı ince - uzun (jülyen) doğrayın,
5. Karamelize olan soğanın içine sebzeleri ekleyin ve karıştırarak yumuşamalarını ve pişmelerini sağlayın. Tuzu istediğiniz ölçüde ekleyin.
6.Sebzeler piştikten sonra içine 1 kaşık rendelenmiş parmesan   ekleyin
7. Son olarak kremayı ekleyin (ben 200ml. kutunun yarısını koydum)

Makarnanın sosunu hazırlarken bir yandan makarnanızı haşlayın. Makarnayı süzdükten sonra sebzeli sosu makarnaya katın ve karıştırın.
Servis tabağına makarnayı alın ve üstüne -tabi isteğinize bağlı- pastırmaları koyun en üste de rendelenmiş parmesan ve taze çekilmiş karabiber  gezdirip servis yapın.
Mutlaka denemenizi öneriyorum, afiyet olsun....

Not:En kısa zamanda taze makarna yapmayı deneyeceğim ve tabii sizlerle paylaşacağım...



20 Mayıs 2012 Pazar

Orvieto- Küçük İtalyan Kasabası



Sakız gibi uzattığım İtalya turunda bu kez durak Orvieto. Milano'dan araba ile yola çıktığımızda benim hayalim Toscana bölgesinde yolda göreceğimiz küçük İtalyan köylerinde durmak, fotoğraflar çekmek, yol üstünde küçük lokantalar bulup, geleneksel İtalyan lezzetlerinin tadına bakmaktı. Peki ne oldu??? Yol sandığımızdan daha uzun sürdü, sabah trafiğinde Milano'dan çıkmak İstanbul trafiğinde olmak gibiydi ayrıca hız limitleri ve yol çalışmaları yüzünden oldukça zaman kaybettik. Pisa'da da düşündüğümüzden daha fazla kaldık. Bir de otobandan gidince ben İtalyan köylerini uzaktan görebildim. Tabii yol boyunca söylendim. Sonunda eşim dayanamadı ve Roma'ya varmamıza 1 saat kala gördüğümüz Orvieto tabelasından içeri girdi.



Döne döne çıktığımız tepede ilk olarak Orvieto Katedrali ile karşılaştık.


 

Siyah- beyaz taş yapı hepimizi büyüledi. Sonradan öğrendiğime göre katedralin yapımına 1290 yılında başlanmış ve yapı, Gotik mimari stilinin bir şaheseri olarak tanınıyormuş. Biz katedralin önünde fotoğraflar çektik, yapıyı inceledik, etrafını dolaşalım dedik.

Yapının ön tarafına geldiğimizde gözlerimize inanamadık; meğer biz sadece katedralin yan duvarlarını görmüşüz.

Yapıdaki detaylar inanılmazdı.





Katedralin mimarisinden gözümüzü ayırabildiğimizde hava kararmaya başlamıştı.

Küçük sevimli meydanları ve meydanlara açılan dar sokakları ile tam aradığımız yerdi Orvieto. Daha erken gelebilmiş olsaydık katedralin içini de gezme şansımız olurdu hatta daha önemlisi Orvieto'da şehrin altında bulunan mağaraları gezebilirdik.





Taş duvarların sarmaşıklarla kaplı görüntüsünü çok seviyorum. Bu sokaklarda saatlerce yürüyebilirim... Tek sorun hızlı İtalyan sürücüler... Her yerden otomobil yada motor çıkabiliyor, dikkatli olmak lazım.



Akşam olduğunda yanan ışıklar sokaklara ayrı bir hava veriyor...



Kapalı olan bir dükkandan görünen sevimli Betty Boop'lar...

Bir binanın çatısından bir detay... Çok yaratıcı ve etkileyici.

Kuşları bulabildiniz mi? ....Başarılı bir kamuflaj

Ve Demir... Tatilin en çok keyif alan ismi.

 

Orvieto'nun etrafındaki ormanlık alanın içinde bulunan bir malikane. Filmlerdeki gibi bir yapı...



Orvieto'da Yapamadıklarımız:

  • Orvieto Katedralinin içini göremedik.

  • Orvieto - San Patrizo sarnıç ve kuyusunu göremedik.

  • Şehrin altındaki mağaralarını gezemedik.

  • Sevimli meydanlarında oturup bir kahve içemedik.

Bir gün yolunuz düşerse aklınızda olsun....



İtalya'yı uzattım uzattım artık sonuna geldim. Sırada Roma var... Tek yazıyla bitireceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Roma'yı da uzatacağım.... Tek yazıya sığmaz Roma. Ben sığdıramam en azından. Vatikan'ı var, Trevi Çeşmesi var, İspanyol Merdivenleri var, Collesium'u var, meydanları var, yemekleri var, Rainbow Eğlence Parkı var... Daha fazlası için arada nescake'e uğrayın....