NESLİ'NİN KONULARI

24 Kasım 2011 Perşembe

Öğretmenler Günü


 

İlk olarak Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, üzerimizde emeği olan tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum.


 

Sevgi, sabır ve özveri ile bizleri yetiştirdiniz. Şimdi sıra çocuklarımızda. Onlar sizlere emanet.


 

Demir'de benim gibi şanslı, okula severek gitmesini sağlayan, tereddütsüz her sözüne inandığı, güzel sözleriyle O'nun gözlerini parlatan öğretmenlere sahip.Oğlum için bu kadar değerli olan öğretmenlerine de benden küçük birer cup kek.

Dilerim her gününüz mutlu, huzurlu olsun. Sizin mutluluğunuz geleceğimizin teminatı.

Hepinize kucak dolusu sevgiler....

15 Kasım 2011 Salı

Kolay Tuzlu Kurabiye



Uzun zamandır paylaşmak istediğim bir tarif tuzlu kurabiye tarifi. Bu tarifi tanıdığım en becerikli, yetenekli ve çalışkan kadınlardan biri olan sevgili Müjde Hanım'dan aldım. Müjde Hanım(hanım demem tamamen saygıdan yoksa 10 yıldan uzun bir zamandır tanıdığım ve çok sevdiğim bir ablamdır kendisi) pratik, sağlıklı ve lezzetli birçok tarif bilir. Pastalar bölümünde yer alan "kirpi tatlısı" da, çocuklara cola yerine buzlu pekmez verme fikri de O'na aittir. Hayatında kendisinden başka herkesi düşünen, herkes için koşturan, herşey için endişelenen, süper anne, süper eş, süper evlat, süper dost, süper abla Müjde Hanım'a bu sağlıklı tuzlu kurabiye tarifi için teşekkürler ve sevgiler...
Tarifin en güzel yanı margarin içermemesi ve ayrıca evde her daim bulabileceğiniz temel malzemelerle yapılması. Hamurun içerisine istediğiniz baharatı katarak farklı tatlar elde edebilirsiniz. Ben zeytinli-kekiklisini ve çörek otlusunu denedim siz de peynirli, biberiyeli pekçok çeşit deneyebilirsiniz.


Malzemeler:

1 Ölçü sıvı yağ
½ ölçü su
Tuz
Kabartma tozu
Aldığı kadar un
Üzerine sürmek için yumurta sarısı ve susam


Ben 1 bardak sıvı yağ ile yarım bardak su kullanarak tarifi hazırladım. Unu, yumuşak bir hamur elde edene kadar ekleyebilirsiniz. Ben hamuru iyice yoğurduktan sonra merdane yardımı ile açtım ve kare kare kestim. İsterseniz hamurdan parçalar kopartarak elinizle de şekil verebilirsiniz. Üzerine yumurta sarısı sürdükten sonra isteğinize göre susam veya çörek otu serperek 180 derece fırında üstü kızarana dek pişirin. Afiyet olsun...Malzemelerine ve kolaylığına bakıp lezzetli olmayacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, fırından çıktığında sıcak olarak da soğuduktan sonra da çok lezzetli.
NOT: Bu tarifin glutensiz un kullanarak da yapılabileceğini düşünüyorum. İçerisinde yumurta, süt, yoğurt, margarin bulunmayan bu tarifin çeşitli nedenlerle diyet yapmak zorunda olan pek çok kişi için alternatif oluşturacağını düşünüyorum.

13 Kasım 2011 Pazar

Gondoldan Venedik



Venedik ve Gondol... Venedik denildiğinde gondol, gondol denildiğinde de Venedik canlanır zihninizde. Çocukluğumuzdan itibaren hayallerimizi süsler. Ben hayalimi gerçekleştirdim. Dünyanın en güzel ve romantik şehirlerinden birine gitme fırsatı buldum.




 

Venedik'e gidipte gondola binmeden dönülmez. Şehrin sokakları kadar kanallarının da ayrı bir dünyası var keşfedilmeyi bekleyen.



Büyük Kanal'da gezinmek çok keyifli olsa da gondolun keyfi dar kanallarda çıkıyor daha çok ve gondolcuların ustalığı da buralarda belli oluyor. Siz ha çarptık ha çarpıcaz derken ne kenarlara ne de yanınızdan geçen gondola değiyorsunuz. Her kanalın başında gondolcular birbirlerine bağırıyorlar ama bir tenör havasında... Bir de size sürekli birşeyler anlatıyorlar.. Dediklerinin bir kısmını anlamasanız da İtalyan aksanı gondol keyfinizi tamamlıyor.




Venedik'teki binaların büyük bir kısmı çok bakımsız. Yağmur yağdığı zaman su o kadar yükseliyor ki sağlam kalmaları çok zor zaten. Ayrıca altyapı da büyük bir sorun tabi burada sürekli yaşamaya çalışanlar için. Burada evleri olanların çoğu Venedik'i terk etmiş zaten.


Bazı şehirleri çok beğenirsiniz ama orada yaşamayı düşünmezsiniz ya, Venedik o şehirlerden biri benim için. 2 kez gittim, fırsatım olursa yine gitmek, gezmek belki bu sefer bir konsere-operaya gitmek isterim ama orada yaşamayı istemem. Yaşayanlar için de zor olmalı aslında. Şehre araba ile geliyorsanız Venedik'in tren istasyonunun orada arabanızı bırakmanız gerekiyor. Başka bir alternatifiniz yok. Şehrin içindeki tek ulaşım aracı Büyük Kanal'da dolaşan Vapurettolar. Bizdeki Karaköy-Kadıköy motorları gibi. Ayrıca deniz taksileri var ama sanırım oldukça pahalıdır. Bir de orada yaşayanların kendi tekneleri var. Evlerinin altında tekneleri için de garajları var. "The İtalian Job" filmini izlediyseniz hatırlarsınız. Sokaklar dar ve sürekli kanallarla kesiliyor. Her yer birbirine benziyor, kaybolmanız an meselesi. Orada yaşayan biriyseniz mahremiyetini yok. Sokağınızda, sağınızda solunuzda hergün binlerce yeni insan. Geliyorlar, geziyorlar, fotoğraf çekiyorlar ve gidiyorlar. Ertesi gün yeniden.... yeniden... Bitmek tükenmek bilmiyor. Yazı kışı, sabahı akşamı yok. Sürekli tüketilen bir şehir aslında Venedik...




Beni şaşırtan bir kare yukarıda gördüğünüz fotoğraf. Sadece kanaldan görülen bir kapıya çizilen resim. Sanatın ve estetiğe olan düşkünlüğün izlerini her yerde görüyorsunuz. Her yer müzeler, sergilerle dolu. Her sokak bir meydana açılıyor her meydan bir heykele ev sahipliği yapıyor.




Gondolla dolaşırken Marco Polo'nun evini ve ünlü çapkın Giacomo Girolamo Casanova'nın evlerini görebiliyorsunuz.



Venedik Hollywood filmleri için de iyi bir mekan. Benim aklımda 3 film var Venedik'te geçen. Bunlardan biri "İtalian Job" , biri "The Tourists" ve bana göre en güzeli de "Venedik Taciri". İzlemediyseniz tavsiye ederim.


İtalya'daki tüm binalar çok güzel görünüyor gözünüze. Renkler uyumlu, kullanılan malzemeler uyumlu, ayrıca binalar genelde aynı tonlarda. Ve en önemlisi de hepsinin balkonu, camı çiçeklerle dolu. Yaşam dolu, sevgi dolu. Yukarıdaki fotoğrafta da gördüğünüz gibi kanala bakan bir balkonda ne kadar bakımlı çiçekler yetiştiriyorlar. Bütün binanın havası değişiyor. Orada bir yaşam olduğunu anlıyorsunuz.


Venedik'te gondol keyfi muhteşemdi. Bir gün yolunuz düşerse mutlaka gondol keyfini tadın ama karşınıza çıkan ilk gondolcu ile anlaşmayın, hepsinde fiyatlar farklı...




Venedik yazı dizisi henüz bitmedi. Belki biraz fazla uzadı ama Venedik lezzetlerini sona sakladım.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere....

Sevgiler.

11 Kasım 2011 Cuma

Yılbaşı Çekilişi

 

Yeni yılın gelmesine yaklaşık 1.5 ay kaldı. 2012 ile birlikte daha mutlu, daha sağlıklı, daha umutlu günler karşılasın bizi. Bu sene yeni yıl için birşeyler yapmak istedim. Nescake’de bir yılbaşı çekilişinin yılın son günlerini hareketlendireceğini düşündüm. Çekilişin ödülü de bir kutu yılbaşı kurabiyesi. Zencefilli-tarçınlı ve yılbaşı temasına uygun olarak şekillenecek ve süslenecek olan kurabiyeler yeniyılınızı renklendirecekler. İster sevdiklerinizle birlikte yiyin, isterseniz yılbaşı hediyesi olarak saklayın. Seçim sizin...


Çekilişe katılabilmek için sadece nescake.com'a üye olmanız gerekiyor. Herkese iyi şanslar diliyorum.

NOT:Lütfen tüm üyeler iletişim bilgilerini doldursunlar. Kurabiyeleri yılbaşından önce kazanana ulaştırabilmem için çekilişi 17 aralık cumartesi günü yapacağım.

4 Kasım 2011 Cuma

Tutsak Ejderha


Demir'in okulda arkadaşları ile kutladığı doğumgünü partisi için yaptığım pasta da fotoğraflarda gördüğünüz gibi kalede tutsak ejderha.


Bu sefer Demir'e süpriz olmadı. En başından biliyordu ne yapacağımı. Hatta yaptıkça O'nun fikirlerini de aldım.


Demir, arkadaşları ve öğretmenleri pastayı çok beğendiler. Üstelik sadece görüntüsünü değil tadını da. İkinci dilimi alan çocuklar beni çok mutlu ettiler.


Demir'in arkadaşları artık alıştı Demir'in pastalarını benim yapmama. Geçen seneki Korsan Gemisi Pastayı da hatırlıyorlar...

1 Kasım 2011 Salı

Korkunç Bir Pasta


Cadılar Bayramı için pasta yaptığımı sanıyorsanız yanıldınız, Demir'in doğumgünü geldi. Günler öncesinden ne yapsam diye uzun uzun düşündükten sonra Demir'in en sevdiği şeyleri düşündüm. Korkunç böcekler, iskeletler, örümcekler.... Belki Demir dışındakiler için pastayı yemek zor olabilirdi ama doğumgününü aile içinde kutladığımız ve ailedeki herkes de Demir'in tüm bu sevdiği börtü-böceğe alıştığı için sorun olmadı.

Demir'e pastanın süpriz olmasını istediğim için O'nu mutfağa sokmadım. Elimde sadece beyaz ve pembe şeker hamurumun kaldığını ve bu sene O'na kalpli bir pasta yapabileceğimi söyledim. Pek hoşnut olmasa da çeresiz kabul etti. Kalplere bir de kanat eklememi istedi.


Pastasını getirdiğimde ise çok şaşırdı ve çok sevindi. Bütün uğraşmama değdi O'nun bu sevinci.
Demir bu sene 6 yaşını bitirdi. Depremler, şehit haberleri ve yakınlarımızın hastalığı bizi o kadar üzdü ki bu sene küçük bir kutlama yaptık. Dilerim herkes için herşey yoluna girer, daha güzel, daha mutlu ve daha umutlu yarınlar çocuklarımızı bekler....